Hayat ..
Herkesin hakli olabildigi bir platform. Degiskeni ne kadar fazla .. isigi kiran prizmaya bakar gibi, ben mavi derim ,sen kirmizi .. ben dogru derim sen cok yanlis..
Buyuyorum.
14 Mayıs 2019 Salı
30 Eylül 2018 Pazar
karar-sız
tekrarlıyorum çıkarımımı..
bi 10 gün önce doğsam daha mutlu olabilirdim. o zaman terazi burcunun en spesifik özelliği olan kararsızlık bünyeme sirayet etmez, bende çat çat verirdim kararlarımı tek hamlede ardıma bakmadan , hep diğer alternatifleri düşünüp acabağaaaaamı demeden.
çok yoruluyorum lan hayat. karar vermek zorunda olmaktan, verdiğim kararın fizibilitesini yapmaktan, 10 yıl geçse de acaba doğru mu yaptım diye sorgulamaktan. zaten zorsun , neden bi de bu yükü verdin bana ? salata yerken aklımın pizza da kalmasından, aldığım bulüzün diğer rengini düşünmekten, çalıştığım şirket yerine diğerini mi seçseydim demekten , attığım adımı gittiğim yolu ve milyon alternatifi düşünmekten çok yoruldum . keşke herşey analitik zeka netliğinde olsa. artısını eksisini yazsam herşeyin, duygudan arınsam ve evet desem bu! sonra hiç pişman olmasam. ama cesaretim de olsa .
bana dedi ki demek ki bu ara ikilemlerde kalmadan karar vermen ve bu yönünü geliştirmen gerekiyor. evren sana öyle bi enerji göndermiş. bu ruh halinde kal.. kararsız, ikilemde kafayı yiyen ve far gören tavşan kafasında. oysa benim en büyük bedduam insanlığa kararsız kalın olurdu .
hayatıma her hafta bambaşka deneyimler sokuyorum. her ne kadar dışarıdan aynı görünsem de halının altı sürekli kaynıyor. düşüyorum, kalkıyorum. geçmişi hatırlayıp yüzleşiyorum. önemsiz dediğim şeylerin nasıl olur da dönüm noktası olduğuna şaşıyorum. ve genelde mutsuz oluyorum. bu dimak beni 33üne getirdi ama daha fazla taşımıyor. yenisini inşa ediyorum. ama maalesef benimki iş bilir müteahhit malı olmadığı için çok sıkıntılı, yorucu ve uzun bir süreç.
ah bu ben ..
bi 10 gün önce doğsam daha mutlu olabilirdim. o zaman terazi burcunun en spesifik özelliği olan kararsızlık bünyeme sirayet etmez, bende çat çat verirdim kararlarımı tek hamlede ardıma bakmadan , hep diğer alternatifleri düşünüp acabağaaaaamı demeden.
çok yoruluyorum lan hayat. karar vermek zorunda olmaktan, verdiğim kararın fizibilitesini yapmaktan, 10 yıl geçse de acaba doğru mu yaptım diye sorgulamaktan. zaten zorsun , neden bi de bu yükü verdin bana ? salata yerken aklımın pizza da kalmasından, aldığım bulüzün diğer rengini düşünmekten, çalıştığım şirket yerine diğerini mi seçseydim demekten , attığım adımı gittiğim yolu ve milyon alternatifi düşünmekten çok yoruldum . keşke herşey analitik zeka netliğinde olsa. artısını eksisini yazsam herşeyin, duygudan arınsam ve evet desem bu! sonra hiç pişman olmasam. ama cesaretim de olsa .
bana dedi ki demek ki bu ara ikilemlerde kalmadan karar vermen ve bu yönünü geliştirmen gerekiyor. evren sana öyle bi enerji göndermiş. bu ruh halinde kal.. kararsız, ikilemde kafayı yiyen ve far gören tavşan kafasında. oysa benim en büyük bedduam insanlığa kararsız kalın olurdu .
hayatıma her hafta bambaşka deneyimler sokuyorum. her ne kadar dışarıdan aynı görünsem de halının altı sürekli kaynıyor. düşüyorum, kalkıyorum. geçmişi hatırlayıp yüzleşiyorum. önemsiz dediğim şeylerin nasıl olur da dönüm noktası olduğuna şaşıyorum. ve genelde mutsuz oluyorum. bu dimak beni 33üne getirdi ama daha fazla taşımıyor. yenisini inşa ediyorum. ama maalesef benimki iş bilir müteahhit malı olmadığı için çok sıkıntılı, yorucu ve uzun bir süreç.
ah bu ben ..
korkma
Merhaba içimdeki küçük kız çocuğu ,
sana en çok ben istemediğin gibi davranmışım bunca süre.. sesini duymamış, sana danışmamış , milyon yük vermişim omuzlarına .
çok özür dilerim.
ben bilmiyordum senin orada , yüreğimin hemen üstünde olduğunu. aldığım ve alamadığım senin almanı beklediğim kararlarla seni korkuttuğumu. inceden bir sızı geliyordu ama bilemedim vicdanımın senin çığlığın oldugunu . nasıl da kimsesiz bırakmışım seni . nasıl da yokmuş bunca zaman en güvendiğin insan .. ben .. ne şanssız deneyimlerin var benim yüzümden. "insan kendisine bile güvenmemeli" yazık bana . daha çok yazık sana .
ama burdayım artık. biliyorum senin tam yüreğimin üstünde olduğunu. tek dileğim orada en güzel havalarda yalın ayak salıncakta sallanman . alıcam hayatımın sorumluluklarını bir yetişkin gibi üzerime . seni sarıp sarmalıycam, yaralarından öpücem. sevicem seni. çok toyum ama daha. zaman alacak bunlar. bilmiyorum ki nasıl sever insan kendini? nasıl sarar yaralarını , nasıl şevkat gösterir kendine. hep vermişim, hiç saklamamışım kendime . iyiliği, huzuru, mutluluğu hep başkasına yaraştırmısım .
canım kendim. tutucam ellerinden, beklemiycem birilerinin yara bandını . burdayım ben.. yalnız değilsin. sesin duyulmaz değil, gözündeki yaşı silicem . seni hep sevicem..
korkma ben varım ..
kocaman bedenime sıkışıp kalmış, bir yetişkin gibi davranamadığım için kocaman kararlar almasını beklediğim benim ürkek, güzel çocuğum ..
sana en çok ben istemediğin gibi davranmışım bunca süre.. sesini duymamış, sana danışmamış , milyon yük vermişim omuzlarına .
çok özür dilerim.
ben bilmiyordum senin orada , yüreğimin hemen üstünde olduğunu. aldığım ve alamadığım senin almanı beklediğim kararlarla seni korkuttuğumu. inceden bir sızı geliyordu ama bilemedim vicdanımın senin çığlığın oldugunu . nasıl da kimsesiz bırakmışım seni . nasıl da yokmuş bunca zaman en güvendiğin insan .. ben .. ne şanssız deneyimlerin var benim yüzümden. "insan kendisine bile güvenmemeli" yazık bana . daha çok yazık sana .
ama burdayım artık. biliyorum senin tam yüreğimin üstünde olduğunu. tek dileğim orada en güzel havalarda yalın ayak salıncakta sallanman . alıcam hayatımın sorumluluklarını bir yetişkin gibi üzerime . seni sarıp sarmalıycam, yaralarından öpücem. sevicem seni. çok toyum ama daha. zaman alacak bunlar. bilmiyorum ki nasıl sever insan kendini? nasıl sarar yaralarını , nasıl şevkat gösterir kendine. hep vermişim, hiç saklamamışım kendime . iyiliği, huzuru, mutluluğu hep başkasına yaraştırmısım .
canım kendim. tutucam ellerinden, beklemiycem birilerinin yara bandını . burdayım ben.. yalnız değilsin. sesin duyulmaz değil, gözündeki yaşı silicem . seni hep sevicem..
korkma ben varım ..
22 Nisan 2017 Cumartesi
Kefe
Ne vardi sanki 10 gun once dogsam? Dogsam da terazinin esitlenemeyen kefeleri gibi gelgitli olmasa hissiyatim.. stabil bi kafa kafa icin cok yanlis bi tarih secmis sevgili doktorum.. bence hersey daha guzel olabilirdi benim icin, yanlis burcta dogmasam.
25 Eylül 2016 Pazar
big 30 !
merhaba ben titeem ..
bu da benim z raporum . bulunduğum habitat ve bünyede geçirdiğim 30 koca yılın anlamsız gurur ve mutluluğu içindeyim . vay anasını şu dünyaya 30 yıldır dayanıyorum , delirmeden , taciz tecavüze uğramadan, kapıp kaçılmadan ve dahi es kaza ölmeden şu günlere geldim ya la da denebilir aslında ..
ha kolay olmadı tabi .. dayım , amcam falan büyük yerlerde kocaman zatlar olmadığı için hayat herkese olduğu kadar adil davranmadı ve ferhat gibi dağları deldim ben minnoş sarı ojeli tırnaklarımla..sonra yatmadan makyajımı sildim düzenli, ağladığımda yastığım temiz kalsın diye ..
öncelikle doğum günümden bir gün önce vefat edip, sayısız doğumgününde hayatı sorgulatan , sanat güneşim , bebeğim zeki müren sponsorluğunda devam ediyorum.. siz de öyle yapın. o zaman daha anlaşılır olacak ..
ne diyodum .. 30 .. annemin 35 yaşındaki arkadaşına yuh ne kadar da yaşlı derdim ben, 18 sonrası ise kayıp bende , rüzgar ve hatta fırtına gibi ilerledi sonraki 12 yıl. şey gibi .. üniversiteye başlamak gibi 30 yaş .. biliyosun birşeyler değişecek, ama öngöremiyosun. büyüdüm diyosun da aslında çokta bi numaran yok. içten içe hiç bişeyin eskisi gibi olmayacağına hakimsin sadece .. bi de evlenince daha da acaip .. dün sempatik tatlış kızken birden "kocaman kadın" oluyosun.. hiç bilmediğin , anlamadığın bir dünyada buluyosun kendini .. sorumlulukların artıyo ve üzerine bi ağırlık çöküyo .. yok daha ziyade omuzlarına . don kişot gibi belki , olmayan devlerle savaşıyosun büyüdükçe.. yoruluyosun ..
ben bu arada hayatta yaşayabileceğim en mutlu şeyleri yaşadım .. sevdiğimin nefesiyle uyandım .. şükür sebepleri buldum kendime en ufak bi kıpırtıdan . iyi ki de var diyeceğim çok enfes 10 numara 346880 yıldız insanlar geldi hayatıma . misal yüzünü asırlardır göremediğim ama sesini 3 gün duymasam depresyonlara girdiğim mikemmeller var . yüzümü görüp açık kalp ameliyatıma başlayabilen ağlayana kadar gülebildiğim dirsekdaşlarım var .. sonra eski zamanlarda bir ruhu yarı yarıya paylaştığıma tüm kalbimle inanıp sonra cam ayakkabımın diğer eşi olan var .. iyi ki var !
-- adadan dünnnya para verip özel bir güne sakladığı , ben doğdum lan daha özel gün mü olurmuş diye açtığı şaraptan bir yudum alır --
insan sorgulamaya başlıyor bir yaştan sonra.. aslında hep sorguluyo da sanki biyerden sonra daha bi içine dönüp aslında tüm cevapların orda olduğun farkediyo. daha önce bakmadığı ,toz olmuş, ağ kaplamış köşe bucaklarına iniyo ruhunun. bi değişik, sanki sorgunla dünyayı yörüngesinden çıkaracaksın .. sanki artık pazartesileri işe gitmeyeceksin .. acaba diyosun daha iyi bi insan olabilir miydim? yada daha başarılı .. daha zeki , eğitimli, mutlu..
tabi buluyosun eksikler ama yetmiyo o koca kelimelerin altını doldurmaya .. hep bi mazeret oluyo genelde.. sözler veriyorum kendime .. bunu artık böyle yapacağım!! böylece daha bıkbık bir insan olacağımm .. havalı havalı cümleler ,hedefler,algılar .. keşke yerine gelseler.. yılbaşında başlanan rejim gibi 3. güne uyanamıyor hayallerim..
yok ama hissediyorum bu yıl farklı . boru mu lan 30 ! hem ben farkettim .. kendimi eskisi kadar masum ve iyi niyetli hissetmiyorum. belik hiç bi zaman "melek gibi maşallah" algısı yaratmadım insanlarda ama şimdi baya şeytan şeytan denecek kıvama yanaşıyorum. mutsuz ediyo.. kolay geliyo beni hayat böyle yaptı demek ama kolayı sevmiyorum.
neyse .. dağıldım.. sevgili okuyan. gelme 30 a çok acaip .. yüzerken ayağına giren kramp gibi .. karda ısıtmayan palto , severek alınıp bitmeyen kitap, trafikte gelen çiş gibi .. çok acele işin varken yaz sıcağında bindiğin çok kalabalık metrobüs, kışın çok susadığında eline gelen buzlu su, ayağına yapışan sakız gibi ..
öldürmüyo .. ama gülmüyorum da . laşkalaşıp geyiğe sarmakla çok mutsuzum ulan arasındayım. 2 kadeh bişey mi içsem , efendi gibi çay mı demlesem arasındayım. artık bi çocuğun vakti geldiyle yuh daha neler! görülecek zibilyon yer, yapılacak dünya iş var arasındayım. araf gibi ama çıktığın ipten de düşmüyosun .
kafam çok karışık.. bilemiyorum altan !
biterken .. güzel günler yine de bizi bekler ..
bu da benim z raporum . bulunduğum habitat ve bünyede geçirdiğim 30 koca yılın anlamsız gurur ve mutluluğu içindeyim . vay anasını şu dünyaya 30 yıldır dayanıyorum , delirmeden , taciz tecavüze uğramadan, kapıp kaçılmadan ve dahi es kaza ölmeden şu günlere geldim ya la da denebilir aslında ..
ha kolay olmadı tabi .. dayım , amcam falan büyük yerlerde kocaman zatlar olmadığı için hayat herkese olduğu kadar adil davranmadı ve ferhat gibi dağları deldim ben minnoş sarı ojeli tırnaklarımla..sonra yatmadan makyajımı sildim düzenli, ağladığımda yastığım temiz kalsın diye ..
öncelikle doğum günümden bir gün önce vefat edip, sayısız doğumgününde hayatı sorgulatan , sanat güneşim , bebeğim zeki müren sponsorluğunda devam ediyorum.. siz de öyle yapın. o zaman daha anlaşılır olacak ..
ne diyodum .. 30 .. annemin 35 yaşındaki arkadaşına yuh ne kadar da yaşlı derdim ben, 18 sonrası ise kayıp bende , rüzgar ve hatta fırtına gibi ilerledi sonraki 12 yıl. şey gibi .. üniversiteye başlamak gibi 30 yaş .. biliyosun birşeyler değişecek, ama öngöremiyosun. büyüdüm diyosun da aslında çokta bi numaran yok. içten içe hiç bişeyin eskisi gibi olmayacağına hakimsin sadece .. bi de evlenince daha da acaip .. dün sempatik tatlış kızken birden "kocaman kadın" oluyosun.. hiç bilmediğin , anlamadığın bir dünyada buluyosun kendini .. sorumlulukların artıyo ve üzerine bi ağırlık çöküyo .. yok daha ziyade omuzlarına . don kişot gibi belki , olmayan devlerle savaşıyosun büyüdükçe.. yoruluyosun ..
ben bu arada hayatta yaşayabileceğim en mutlu şeyleri yaşadım .. sevdiğimin nefesiyle uyandım .. şükür sebepleri buldum kendime en ufak bi kıpırtıdan . iyi ki de var diyeceğim çok enfes 10 numara 346880 yıldız insanlar geldi hayatıma . misal yüzünü asırlardır göremediğim ama sesini 3 gün duymasam depresyonlara girdiğim mikemmeller var . yüzümü görüp açık kalp ameliyatıma başlayabilen ağlayana kadar gülebildiğim dirsekdaşlarım var .. sonra eski zamanlarda bir ruhu yarı yarıya paylaştığıma tüm kalbimle inanıp sonra cam ayakkabımın diğer eşi olan var .. iyi ki var !
-- adadan dünnnya para verip özel bir güne sakladığı , ben doğdum lan daha özel gün mü olurmuş diye açtığı şaraptan bir yudum alır --
insan sorgulamaya başlıyor bir yaştan sonra.. aslında hep sorguluyo da sanki biyerden sonra daha bi içine dönüp aslında tüm cevapların orda olduğun farkediyo. daha önce bakmadığı ,toz olmuş, ağ kaplamış köşe bucaklarına iniyo ruhunun. bi değişik, sanki sorgunla dünyayı yörüngesinden çıkaracaksın .. sanki artık pazartesileri işe gitmeyeceksin .. acaba diyosun daha iyi bi insan olabilir miydim? yada daha başarılı .. daha zeki , eğitimli, mutlu..
tabi buluyosun eksikler ama yetmiyo o koca kelimelerin altını doldurmaya .. hep bi mazeret oluyo genelde.. sözler veriyorum kendime .. bunu artık böyle yapacağım!! böylece daha bıkbık bir insan olacağımm .. havalı havalı cümleler ,hedefler,algılar .. keşke yerine gelseler.. yılbaşında başlanan rejim gibi 3. güne uyanamıyor hayallerim..
yok ama hissediyorum bu yıl farklı . boru mu lan 30 ! hem ben farkettim .. kendimi eskisi kadar masum ve iyi niyetli hissetmiyorum. belik hiç bi zaman "melek gibi maşallah" algısı yaratmadım insanlarda ama şimdi baya şeytan şeytan denecek kıvama yanaşıyorum. mutsuz ediyo.. kolay geliyo beni hayat böyle yaptı demek ama kolayı sevmiyorum.
neyse .. dağıldım.. sevgili okuyan. gelme 30 a çok acaip .. yüzerken ayağına giren kramp gibi .. karda ısıtmayan palto , severek alınıp bitmeyen kitap, trafikte gelen çiş gibi .. çok acele işin varken yaz sıcağında bindiğin çok kalabalık metrobüs, kışın çok susadığında eline gelen buzlu su, ayağına yapışan sakız gibi ..
öldürmüyo .. ama gülmüyorum da . laşkalaşıp geyiğe sarmakla çok mutsuzum ulan arasındayım. 2 kadeh bişey mi içsem , efendi gibi çay mı demlesem arasındayım. artık bi çocuğun vakti geldiyle yuh daha neler! görülecek zibilyon yer, yapılacak dünya iş var arasındayım. araf gibi ama çıktığın ipten de düşmüyosun .
kafam çok karışık.. bilemiyorum altan !
biterken .. güzel günler yine de bizi bekler ..
14 Şubat 2016 Pazar
büyüdüm ben
Su hayatta hic mutlu olmasin dedigim insanlar var ve beynim , zihnim ve ruhum uyussun diye saatlerce idiot gibi seyrettigim televizyon programları..
Sanirim büyüdüm.
Sanirim büyüdüm.
23 Ağustos 2015 Pazar
ali ..
insanın hayatında bazı zamanlar var .. hiç bişey net olamıyor .
benim hayatımda ise zaman kısıtı ve termin olmaksızın herşey flu .. bi iki biradan sonra ise herşey daha çok flu .
sevdiğim şarkılardan kıyafetlerime , içtiğimden yemek düzenime kadar herşey değişiyo . farkettim 2buçuk gündür yemek yememişim .. bugün makarna yedim. 2 gün daha götürür beni zannediyorum unutursam yemeyi ..
ama bazı şarkılar var .. her devrimin baş tacı , gönlümün yarası , tek dileğim , tek yara bandım gözyaşım ..
iyi ki var ..
benim hayatımda ise zaman kısıtı ve termin olmaksızın herşey flu .. bi iki biradan sonra ise herşey daha çok flu .
sevdiğim şarkılardan kıyafetlerime , içtiğimden yemek düzenime kadar herşey değişiyo . farkettim 2buçuk gündür yemek yememişim .. bugün makarna yedim. 2 gün daha götürür beni zannediyorum unutursam yemeyi ..
ama bazı şarkılar var .. her devrimin baş tacı , gönlümün yarası , tek dileğim , tek yara bandım gözyaşım ..
iyi ki var ..
6 Ocak 2015 Salı
bazı şarkılar ..
bi şişe şarabı , bi yetmişliği bi dikişte içiren şarkılar var .. iyi ki var ..
bize insan olduğumuzu hatırlatan .. kanamasının durmadığı yerlerimizi hatırlatan ..
bize insan olduğumuzu hatırlatan .. kanamasının durmadığı yerlerimizi hatırlatan ..
1 Ocak 2015 Perşembe
eşit =?
sokağında , kentinde ve ülkende bunca aç, üşüyen , fiziksel ve psikolojik şiddet gören, tecavüze uğrayan , gözyaşlarını dahi akıtacak yastığı olmadan öyle uyuyan insan, hayvan ve dahi milyonlarca nefes alıp veren canlı varken biz azınlığın işi tüm yapan , 365 gün 6 saat güneşin etrafında dönen bir dünyada yaşıyorsun diye ve dünya üstüne düşeni yapıp dönüşünü tamamladı diye mutluluğunu yaşamak size düşmemeli canım insanlar . en azından senin ona teşekkür şeklin bu olmamalı . onca sökülen ağaca inat bi ağaç dikmelisin belki üstüne bu işi iyi kotardı biye bu dünya . belki sen sıcak yatağında sızdığında aklına gelmeyen o üşüyen hayvanlara ekmek vermelisin sesini duymadığın vicdanın şaha kalkmasın diye , sen üşümüyorsun diye yolda gördüğün çocuklar üşümesin diye bir atkı almalısın belki ne bileyim ..
bir iyilik yapmalısın maliyetini düşünmeden senin etrafın iyilikle dolu ve o burun kıvırdığın insanlar senin kadar şanslı değil diye ..
ne bileyim .. rahat uyumamalısın . kabusun olmalı senin bir yemeğe, bir geceye döktüğün yüzlerce binlerce liran bir insanın 1 aylık geliri diye ..
bazen eşit olmalısın ki unutma insanlığını
2015
2015e uyuyarak girdim .
zannetmiyorum çok şey kaçırdığımı . uyanık girdiklerimden bişey kazanmadığım varsayılırsa bu sene değişiklik yaparak daha yaşamadan tepki verdiğim düşünülebilir.
bi tabak peynir ve yarım şişe şarapla karşıladığım yeni yılın bana yaptığı ilk kıyakta yalnızlar kulübüydü . sözde z raporu verecektim şuram ağrıdı , buram kanadı yıkılmadım ayaktayım virali bi konuşma hazırlıyordum ; farkettim sonra ne çok önemsiyoruz kendimizi . hep ben .. en tiksindiğim insana dönüşmeme ramak kalmış ben düşünmeyi bıraktıktan sonra , baya toz tutmuş , örümcek bağlamış sağ duyum , hedeflerim falan filan .
ölümün olduğu yerde daha önemli ne olabilir ki zaten . bak gene unuttum yazacağımı .
yılbaşı biletime bakmıyorum ne çıkmış diye. bakmıycam bi 10 gün , hevesi yetsin zaten ne çıkabilir ki yıkılmasın olm hayallerim .
ne güzel hayal kuruyodum ben ; sonra büyüdüm. unuttum kurmayı .. akıl almaz bir romantik olup olmayan hayaller kurmaz oldum . lanet olası bir realist olup kaçtım .
bak hala kendim . farklı bi insan olmak isterdim.
olmadı . keşke olsaydı .
skıldım.
az için . kusmayın.
zannetmiyorum çok şey kaçırdığımı . uyanık girdiklerimden bişey kazanmadığım varsayılırsa bu sene değişiklik yaparak daha yaşamadan tepki verdiğim düşünülebilir.
bi tabak peynir ve yarım şişe şarapla karşıladığım yeni yılın bana yaptığı ilk kıyakta yalnızlar kulübüydü . sözde z raporu verecektim şuram ağrıdı , buram kanadı yıkılmadım ayaktayım virali bi konuşma hazırlıyordum ; farkettim sonra ne çok önemsiyoruz kendimizi . hep ben .. en tiksindiğim insana dönüşmeme ramak kalmış ben düşünmeyi bıraktıktan sonra , baya toz tutmuş , örümcek bağlamış sağ duyum , hedeflerim falan filan .
ölümün olduğu yerde daha önemli ne olabilir ki zaten . bak gene unuttum yazacağımı .
yılbaşı biletime bakmıyorum ne çıkmış diye. bakmıycam bi 10 gün , hevesi yetsin zaten ne çıkabilir ki yıkılmasın olm hayallerim .
ne güzel hayal kuruyodum ben ; sonra büyüdüm. unuttum kurmayı .. akıl almaz bir romantik olup olmayan hayaller kurmaz oldum . lanet olası bir realist olup kaçtım .
bak hala kendim . farklı bi insan olmak isterdim.
olmadı . keşke olsaydı .
skıldım.
az için . kusmayın.
31 Temmuz 2014 Perşembe
ahmet kaya yalnızlığı..
tüm yalnızlıklarımın tek konuğu ahmet kaya'ydı sanırım ..
herkesin bi sesi vardır, iç müziği yada işler ters gittiğinde arka planda çalmaya başlayan .. mutluyken ally mcbeal soundtracki duymaya başlıyorum sol kulağımın ucunda .. ergenlikten kalan en güzel ses bana vonda shepard . misal ali lidar (atıf yapıyorum dikkat!!) ferdi tayfurla üzülür, orhan babayla efkarlanır bişeyler .. o kadar yüksek öğrenimler , yuropalar gördüm en elit mekanda bile üzüldüğümde ahmet kaya bitiverir yanıbaşımda .. onun sesini duyduğu an alarm gibi .. yalnızsın !! diyo .. yapayalnız .. çok yalnız !!
sonra içiyoruz karşılıklı .. bira bitene .. ben tükenene , o yorulana kadar ..
herkesin bi sesi vardır, iç müziği yada işler ters gittiğinde arka planda çalmaya başlayan .. mutluyken ally mcbeal soundtracki duymaya başlıyorum sol kulağımın ucunda .. ergenlikten kalan en güzel ses bana vonda shepard . misal ali lidar (atıf yapıyorum dikkat!!) ferdi tayfurla üzülür, orhan babayla efkarlanır bişeyler .. o kadar yüksek öğrenimler , yuropalar gördüm en elit mekanda bile üzüldüğümde ahmet kaya bitiverir yanıbaşımda .. onun sesini duyduğu an alarm gibi .. yalnızsın !! diyo .. yapayalnız .. çok yalnız !!
sonra içiyoruz karşılıklı .. bira bitene .. ben tükenene , o yorulana kadar ..
canına sağlık didem madak
bi insan salak olduğunu çok geç anlıyor ..
tüm kanıtlar ortada oluyor da , kendine bu sıfatı yakıştırması çok zaman alıyor ..
mesela tüm hayallerinin yıkılmaya başladığı , ahmet kayaya ramak kala anlıyor. gözden yaş akmıyo da mideye mideye zehirler iniyo .. yakıştıramıyo aklındaki sıfatları kimseye, susuyo öyle. kavgalar gürültüler anlamını kaybediyo , ağaçta asılı kalmış balon gibi duruo öyle ..
ne güzel cümleler vardı aklımda . emindim kimse tarafından kurulmadığına daha önce . gitti .. belki ramazanda olsak kendimi daha net ifade edip hüznümü daha net yaşayabilirdim . ama yazık ki bitti ramazan ve benim çok kötü alışkanlıklarım var.
didem madak var bide .. iyi ki var.. yoksa kasılıp kitlenip kalırdım öylece .. sayesinde hissettim ben bi insanım .. mesela şöyle bişey demiş .. iyi ki demiş ..
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
Büyük bir aşk yamadım
Hayır
Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin allahını bilirim bayım
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
Ki uçlarından çile damlardı.
Güneşte nane kurutmayı
Ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım.
Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım.
Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
Süt içtim acım hafiflesin diye
Çikolata yedim bir köşeye çekilip
Zehrimi alsın diye
Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
İlahiler öğrendim.
Siz zehir nedir bilmezsiniz
Zehir aşkı bilir oysa bayım!
Ben işte miraç gecelerinde
Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
Bir şiir aradım.
Geçen üç yıl boyunca
Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
Ülkem olmayan ülkemi
Kayboluşumu aradım.
Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
Haroşa bir hayat bırakmak için.
Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Kimi gün öylesine yalnızdım
Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Acının ortasında acısız olmayı,
Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
Aşk diyorsunuz ya,
İşte orda durun bayım
Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
Kendimin ucunda
Öyle ıslak,
Öyle kötü kokan,
Yırtık ve perişan.
Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!
tüm kanıtlar ortada oluyor da , kendine bu sıfatı yakıştırması çok zaman alıyor ..
mesela tüm hayallerinin yıkılmaya başladığı , ahmet kayaya ramak kala anlıyor. gözden yaş akmıyo da mideye mideye zehirler iniyo .. yakıştıramıyo aklındaki sıfatları kimseye, susuyo öyle. kavgalar gürültüler anlamını kaybediyo , ağaçta asılı kalmış balon gibi duruo öyle ..
ne güzel cümleler vardı aklımda . emindim kimse tarafından kurulmadığına daha önce . gitti .. belki ramazanda olsak kendimi daha net ifade edip hüznümü daha net yaşayabilirdim . ama yazık ki bitti ramazan ve benim çok kötü alışkanlıklarım var.
didem madak var bide .. iyi ki var.. yoksa kasılıp kitlenip kalırdım öylece .. sayesinde hissettim ben bi insanım .. mesela şöyle bişey demiş .. iyi ki demiş ..
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
Büyük bir aşk yamadım
Hayır
Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin allahını bilirim bayım
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
Ki uçlarından çile damlardı.
Güneşte nane kurutmayı
Ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım.
Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım.
Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
Süt içtim acım hafiflesin diye
Çikolata yedim bir köşeye çekilip
Zehrimi alsın diye
Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
İlahiler öğrendim.
Siz zehir nedir bilmezsiniz
Zehir aşkı bilir oysa bayım!
Ben işte miraç gecelerinde
Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
Bir şiir aradım.
Geçen üç yıl boyunca
Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
Ülkem olmayan ülkemi
Kayboluşumu aradım.
Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
Haroşa bir hayat bırakmak için.
Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Kimi gün öylesine yalnızdım
Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Acının ortasında acısız olmayı,
Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
Aşk diyorsunuz ya,
İşte orda durun bayım
Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
Kendimin ucunda
Öyle ıslak,
Öyle kötü kokan,
Yırtık ve perişan.
Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!
16 Haziran 2014 Pazartesi
hüzün başlığı altında
acıdan ölünmüyor ..
bu kadar .. bunca zamanlık sessizliğimden çıkardığım tek ders .. uyandığım her sabahtan aldığım tek nefes , tek kıssam bu .. gerek miydi acaba.. öğrenmek çok mu elzemdi? kulaktan dolma, akıldan solma yaşanmaz mıydı bu bilginin kırıntısıyla da illa yaşayıp öğretir bunu bana hayat? mevlana mıydı diyen ; öldüm dersin de ölemezsin diye .. kaç yıl ötesini görmüşte demiş ki bunu ? benden asır önce yaşamış adam benim yarama merhem, yoluma ışık olsun .. ne tuhaf .. ne acı .. demeseymişte yaşamasaymışım keşke ..
yeni hikayem yok .. yeni nefesim yok .. taptaze dertlerim var sarayım mı? anlatayım burda mı ağlarsın , eve mi saklarsın? insan ne başarısız bi yaratılış .. acaba tanrı biliyo muydu bunca acıyı? amaaan boşver beni .. bak bu en iyi kaçış cümlem.. gözlerim bulutlanıyo bak birazdan ağzım burnum ayrı oynıycak , konuyu değiştir ,, bak yoksa giriyorum , bak yaptım bile girizgahı çektim burnumu .. koştum gole .. hooop ofsayt .. yada neyse.. kızım ben bilemem futbol terimi . ne araba markası bilirim , ne haz aldığın futbolu anlarım. arabaların 4 tekeri var, futbolu birsürü adam oynuyo .. bu kadarım ben .. anlamıyorum kişisel, kurumsal veya toplumsallaştırılmış nefret ve çıkarlardan . iki göz evini temizleyip, bi koltukla yuva yapıp hala geceleri annesine sarılıp ağlayan biriyim ben ..
güçlü değilim .. hiç istemedim güçlü olayım, oysa tıfıl bir çocuk kadar çelimsiz ruhum. iki kelimeyi bir araya getirip cümle bile kurmak istemezken destanlar yazdırır her bir zerresi hüznün .. artık kadrolu loserım .. ve bir okadar da drama queen .. asil ruhumun hakettiği tek asil sıfat dramanın ardındaki queen olmamalydı .. ne hayallerim vardı ilk gençlikte .. seninde vardı kesin .. kaçını aldın hayattan? ben başaramadım biliyo musun? artık kaybeden sevimli çocuk suratım da yok .. yolunu kaybetmiş aa o başaramadı temalı konuşmanın onur konuğuyum artık ..
aa rejimdeyim ben biliyo musun? her türk kızı gibi bir pazartesi rejime başladım . tırnaklarımı kemirerek akşamı ettim .. yarın ayol canımdan kıymetli mi havası çalıcam kısmetse .. gel dinlemeye çok gülüyoruz biz aramızda?
lüksü sevip aza tamah eden bir yapım olmuştu hep .. ben ben been beeen .. ne banal .. iletişim , empati ve bilmum kişisel gelişim zırvalığı çağında ne çok ben diyoruz .. bunca gelişim tatavası hep yalan .. günbegün küçültüyoruz çevremizdeki çemberi ve kendimize dönüyoruz .. aman bana bişey olmasın , ko götüne dünya yansın amına koyiim beee tavrının aksi bi açıklaması yok .. bak bi ay geçti somadan .. döne döne uyuyosun yatağında . ırak yangın yeri . bak bana 3000 kelimedir saçmalıyorum ..
yazık bize .. unuttuk insan olmanın erdemini .. oysa ne iyi ne düşünceli insanlardık .. kapitalizm sıçtı ağzımıza diim ben .. erdem ne güzel isim lan .. erdem .. unutulan 7 güzelliğin biri .. belkide erdemli olmak , olabilmek çözerdi herşeyi ..
keşke mine söğüt olsaydım .. yada mine söğüt daha çok yazsaydı . o zaman buz gibi yerde 12 koca ay yatıp dinleyicisini sorgulmayan kız gibi şahbazı dinleyebilirdim .. dış dünyanın daha da bana bişey katmayacağını bilipte hala anlamsızca sosyalleşmezdim .. sosyalleşmek .. ne salak bi kelime . insanlarla konuşup seni aralarına alsınlar diye uğraşma eylemi .. ne aciz .. ne kadar duygu fakiri .. evimi özledim . 24 sene büyüdüğüm evimi .. çevremi .. büyümesek daha mı iyiydi acaba ? nihayetinde herkeste bi geçmişe özlem .. önce büyüyecem ulaaaan !! diye götünü yırtıp sonra ah o yıllar diye uzayan tiksinç hasret .. ben istemiş miydim büyümeyi .. sanmıyorum . akıllı çocuktum .. anadolu lisesi mezunu teyzesiii ... sonra . al sana pırasaa dedi hayat ona . açık öğretim mezunuyla aynı yere koyverdi hayat 2 üniversite mezunu iki dil bilen pırlanta gibi kız çocuğıunu ..
bekliyorum ki gelsin şişenin dibi ramazandan önce .. helal paraymış bak bitmedi . şişenin dibi niye bitti yaa izliyodum ben halbuki celille algıyı .. onlardı şifa yalnızlığıma .. olum çok salaklar ya. çok darlanıyorum çoluk çocukla uğraşmaya.. rüştünü kanıtlayamamış insalanlarla aynı havayı solumaya. ergen diye bişey var çok pis !! benim kardeşim temiz ama . mis kokar o. kirpinin yavrusu o .
hani herkes birisi olmak ister ya .. sen kim olmak isterdin? şans verilse sana .. dense ki o hooo dile lan amuğa koyiiim dinle.. kim olmak isterdin? ben ilber ortaylı güveninde ortaya karışık yap ustamdaki adam kadar kalender bişey olmak isterdim heralde .
sana bi sır veriim mi?
tutcan mı yemin et! benim ciddiyet sorunum var. en ciddi kavgaların ortasında gülesim geliyo. muhtemelen hayat ta buna alınıyo . kendisini ciddiye alamadığım için böyle en baba hareketleri şahsıma çekiyo. misal çok mühim biri konuşuyo. ben ondan daha önemliyim lannn diyip dinlemiyorum. sırf pisliğine ha . hasetimden .habis ruhumdan . bu habis güzel kelime koyiim şuraya da unutmiim .
şey yapalım olmazsa .. susiim ben artık . ama bilin çok mutsuzum ben . bileklerimi bile keserdim de kan tutuyo ..
veee biterken ..
not:yarın işe gitmek istemiyorum .
bu kadar .. bunca zamanlık sessizliğimden çıkardığım tek ders .. uyandığım her sabahtan aldığım tek nefes , tek kıssam bu .. gerek miydi acaba.. öğrenmek çok mu elzemdi? kulaktan dolma, akıldan solma yaşanmaz mıydı bu bilginin kırıntısıyla da illa yaşayıp öğretir bunu bana hayat? mevlana mıydı diyen ; öldüm dersin de ölemezsin diye .. kaç yıl ötesini görmüşte demiş ki bunu ? benden asır önce yaşamış adam benim yarama merhem, yoluma ışık olsun .. ne tuhaf .. ne acı .. demeseymişte yaşamasaymışım keşke ..
yeni hikayem yok .. yeni nefesim yok .. taptaze dertlerim var sarayım mı? anlatayım burda mı ağlarsın , eve mi saklarsın? insan ne başarısız bi yaratılış .. acaba tanrı biliyo muydu bunca acıyı? amaaan boşver beni .. bak bu en iyi kaçış cümlem.. gözlerim bulutlanıyo bak birazdan ağzım burnum ayrı oynıycak , konuyu değiştir ,, bak yoksa giriyorum , bak yaptım bile girizgahı çektim burnumu .. koştum gole .. hooop ofsayt .. yada neyse.. kızım ben bilemem futbol terimi . ne araba markası bilirim , ne haz aldığın futbolu anlarım. arabaların 4 tekeri var, futbolu birsürü adam oynuyo .. bu kadarım ben .. anlamıyorum kişisel, kurumsal veya toplumsallaştırılmış nefret ve çıkarlardan . iki göz evini temizleyip, bi koltukla yuva yapıp hala geceleri annesine sarılıp ağlayan biriyim ben ..
güçlü değilim .. hiç istemedim güçlü olayım, oysa tıfıl bir çocuk kadar çelimsiz ruhum. iki kelimeyi bir araya getirip cümle bile kurmak istemezken destanlar yazdırır her bir zerresi hüznün .. artık kadrolu loserım .. ve bir okadar da drama queen .. asil ruhumun hakettiği tek asil sıfat dramanın ardındaki queen olmamalydı .. ne hayallerim vardı ilk gençlikte .. seninde vardı kesin .. kaçını aldın hayattan? ben başaramadım biliyo musun? artık kaybeden sevimli çocuk suratım da yok .. yolunu kaybetmiş aa o başaramadı temalı konuşmanın onur konuğuyum artık ..
aa rejimdeyim ben biliyo musun? her türk kızı gibi bir pazartesi rejime başladım . tırnaklarımı kemirerek akşamı ettim .. yarın ayol canımdan kıymetli mi havası çalıcam kısmetse .. gel dinlemeye çok gülüyoruz biz aramızda?
lüksü sevip aza tamah eden bir yapım olmuştu hep .. ben ben been beeen .. ne banal .. iletişim , empati ve bilmum kişisel gelişim zırvalığı çağında ne çok ben diyoruz .. bunca gelişim tatavası hep yalan .. günbegün küçültüyoruz çevremizdeki çemberi ve kendimize dönüyoruz .. aman bana bişey olmasın , ko götüne dünya yansın amına koyiim beee tavrının aksi bi açıklaması yok .. bak bi ay geçti somadan .. döne döne uyuyosun yatağında . ırak yangın yeri . bak bana 3000 kelimedir saçmalıyorum ..
yazık bize .. unuttuk insan olmanın erdemini .. oysa ne iyi ne düşünceli insanlardık .. kapitalizm sıçtı ağzımıza diim ben .. erdem ne güzel isim lan .. erdem .. unutulan 7 güzelliğin biri .. belkide erdemli olmak , olabilmek çözerdi herşeyi ..
keşke mine söğüt olsaydım .. yada mine söğüt daha çok yazsaydı . o zaman buz gibi yerde 12 koca ay yatıp dinleyicisini sorgulmayan kız gibi şahbazı dinleyebilirdim .. dış dünyanın daha da bana bişey katmayacağını bilipte hala anlamsızca sosyalleşmezdim .. sosyalleşmek .. ne salak bi kelime . insanlarla konuşup seni aralarına alsınlar diye uğraşma eylemi .. ne aciz .. ne kadar duygu fakiri .. evimi özledim . 24 sene büyüdüğüm evimi .. çevremi .. büyümesek daha mı iyiydi acaba ? nihayetinde herkeste bi geçmişe özlem .. önce büyüyecem ulaaaan !! diye götünü yırtıp sonra ah o yıllar diye uzayan tiksinç hasret .. ben istemiş miydim büyümeyi .. sanmıyorum . akıllı çocuktum .. anadolu lisesi mezunu teyzesiii ... sonra . al sana pırasaa dedi hayat ona . açık öğretim mezunuyla aynı yere koyverdi hayat 2 üniversite mezunu iki dil bilen pırlanta gibi kız çocuğıunu ..
bekliyorum ki gelsin şişenin dibi ramazandan önce .. helal paraymış bak bitmedi . şişenin dibi niye bitti yaa izliyodum ben halbuki celille algıyı .. onlardı şifa yalnızlığıma .. olum çok salaklar ya. çok darlanıyorum çoluk çocukla uğraşmaya.. rüştünü kanıtlayamamış insalanlarla aynı havayı solumaya. ergen diye bişey var çok pis !! benim kardeşim temiz ama . mis kokar o. kirpinin yavrusu o .
hani herkes birisi olmak ister ya .. sen kim olmak isterdin? şans verilse sana .. dense ki o hooo dile lan amuğa koyiiim dinle.. kim olmak isterdin? ben ilber ortaylı güveninde ortaya karışık yap ustamdaki adam kadar kalender bişey olmak isterdim heralde .
sana bi sır veriim mi?
tutcan mı yemin et! benim ciddiyet sorunum var. en ciddi kavgaların ortasında gülesim geliyo. muhtemelen hayat ta buna alınıyo . kendisini ciddiye alamadığım için böyle en baba hareketleri şahsıma çekiyo. misal çok mühim biri konuşuyo. ben ondan daha önemliyim lannn diyip dinlemiyorum. sırf pisliğine ha . hasetimden .habis ruhumdan . bu habis güzel kelime koyiim şuraya da unutmiim .
şey yapalım olmazsa .. susiim ben artık . ama bilin çok mutsuzum ben . bileklerimi bile keserdim de kan tutuyo ..
veee biterken ..
not:yarın işe gitmek istemiyorum .
5 Mayıs 2014 Pazartesi
hıdırellez
bi şarkı çalmaya başladı birden ..
sanki onu beklemişim bunca zaman .. sanki kış uykusundan uyanmışım .. sanki asırlardır görmeyip özlemi içimi dağlayana birden kavuşmuşum ..
bugün hıdırellez !!
bugün ki gül ağaçlarına hayallerimizi asıp meyve vermesini bekleyeceğiz .. evrenden, Allahtan veya yaradandan bugün farklı bi biçimde talepte bulunacağız ..
ilkgençliğim geldi aklıma .. bütün o ritüllerini gerçekleştirip check list yapardım Hıdır ve İlyasa ..
1.
2.
3.
..
sonra sırayla olmasını bekler olana tik atardım .. tabi o zaman en büyük derdim yeni bir walkman .. güzel spor ayakkabılar ..
insan büyüdükçe o dallara yüklediği sorumlulukta artıyo sanırım .. şimdi dilekleri gerçekleştirdiğine inanılan ne varsa yapmaya meyilliyim .. deseler ki bu inek şifa veriyo koşarak gidesim var ..
ne güzel şarkısın sen ederlezi .. hem sümük salya ağlatıp , hemde nasıl açık havada koşma hissi uyandırıyosun bende .. mezarımın üstünde bunu çalsınlar lan .. hani vardı ya vizontele de .. çalsın mütemadiyen .. dinlemeyen orospu çocuğu olsun ..
canım Hıdır , canım İlyas .. bu sene sizden beklentim pek çok .. geçen senekiler olmadı hala ama bilesiniz .. es mi geçtiniz naptınız beni .. gerçi evdeki güle bağlayıp iplerimi bide camları kapatmışlığım var sıkı sıkı eşeklik bende .. bu sefer garantiye aldım sokaktaki gülün en tepesine bağladım ipleri , arayıp tararken dikenler batmasın , sizi çok yormasın diye .. bide liste yapıp asıcam cama .. geçerken bi göz gezdirseniz ne şahane olur . olmadı alın liste sizde kalsın , bu sene siz atın tikleri. hatta kurabiyeyle sütte mi koysam size yolda yorulursanız balkonda dinlenir bi nefeslenirsiniz .. olum çok ihtiyacım var lan size .. gelin emi .. gelin de bulun benim ipleri falan .. yoksa asıcam o iplerle kendimi gül ağacının dallarına .
sanki onu beklemişim bunca zaman .. sanki kış uykusundan uyanmışım .. sanki asırlardır görmeyip özlemi içimi dağlayana birden kavuşmuşum ..
bugün hıdırellez !!
bugün ki gül ağaçlarına hayallerimizi asıp meyve vermesini bekleyeceğiz .. evrenden, Allahtan veya yaradandan bugün farklı bi biçimde talepte bulunacağız ..
ilkgençliğim geldi aklıma .. bütün o ritüllerini gerçekleştirip check list yapardım Hıdır ve İlyasa ..
1.
2.
3.
..
sonra sırayla olmasını bekler olana tik atardım .. tabi o zaman en büyük derdim yeni bir walkman .. güzel spor ayakkabılar ..
insan büyüdükçe o dallara yüklediği sorumlulukta artıyo sanırım .. şimdi dilekleri gerçekleştirdiğine inanılan ne varsa yapmaya meyilliyim .. deseler ki bu inek şifa veriyo koşarak gidesim var ..
ne güzel şarkısın sen ederlezi .. hem sümük salya ağlatıp , hemde nasıl açık havada koşma hissi uyandırıyosun bende .. mezarımın üstünde bunu çalsınlar lan .. hani vardı ya vizontele de .. çalsın mütemadiyen .. dinlemeyen orospu çocuğu olsun ..
canım Hıdır , canım İlyas .. bu sene sizden beklentim pek çok .. geçen senekiler olmadı hala ama bilesiniz .. es mi geçtiniz naptınız beni .. gerçi evdeki güle bağlayıp iplerimi bide camları kapatmışlığım var sıkı sıkı eşeklik bende .. bu sefer garantiye aldım sokaktaki gülün en tepesine bağladım ipleri , arayıp tararken dikenler batmasın , sizi çok yormasın diye .. bide liste yapıp asıcam cama .. geçerken bi göz gezdirseniz ne şahane olur . olmadı alın liste sizde kalsın , bu sene siz atın tikleri. hatta kurabiyeyle sütte mi koysam size yolda yorulursanız balkonda dinlenir bi nefeslenirsiniz .. olum çok ihtiyacım var lan size .. gelin emi .. gelin de bulun benim ipleri falan .. yoksa asıcam o iplerle kendimi gül ağacının dallarına .23 Ekim 2013 Çarşamba
30a doğru
üzülüyorum .. her sabah uyandığımda ve her gece başımı koyarken yastığa .. çok üzülüyorum .
ali ağaoğlu kibiriyle elimin tersiyle dağıtmak istiyorum hayatımı . ergen triplerine giriyorum yaşım 30 a yaklaştıkça . istiyorum ki mutlu olduğum bir işten kazanayım paramı, mutlu olduğum bir habitatta geçsin ömrüm.
yarına bırakmak istemiyorum artık hiçbirşeyi . kalbimi kıranların karşısına çıkıp ağzını burnunu dağıtmak istiyorum mesela. hım hım hımmm "önemsediğini hissettirme" aforizmalarına inat kalbimi dolduran kötülükleri onlara kusayım istiyorum, hiç bir sabun temizlemiyor içimdeki gözyaşı paslarını . bana akıl veren yarım akıllılara da şöyle sağlam bi sol kroşe çıkarayım mesela. hiç birşey olamamışsın ki sen diyeyim. ayıp olmasın bunları dillendirmek.
o kadar ağır ki böğrüme oturan oturaklı öküz. sesim nefesim kesiliyor. bi sigara yakıyorum. herşey daha iyiye gitmiyor. ömür akıyor. durmasın aksın ama sularım berraklaşmıyor. yaşlanmak ağır geliyor. hemde hiç birşey olamamışken .
şarkı
ali ağaoğlu kibiriyle elimin tersiyle dağıtmak istiyorum hayatımı . ergen triplerine giriyorum yaşım 30 a yaklaştıkça . istiyorum ki mutlu olduğum bir işten kazanayım paramı, mutlu olduğum bir habitatta geçsin ömrüm.
yarına bırakmak istemiyorum artık hiçbirşeyi . kalbimi kıranların karşısına çıkıp ağzını burnunu dağıtmak istiyorum mesela. hım hım hımmm "önemsediğini hissettirme" aforizmalarına inat kalbimi dolduran kötülükleri onlara kusayım istiyorum, hiç bir sabun temizlemiyor içimdeki gözyaşı paslarını . bana akıl veren yarım akıllılara da şöyle sağlam bi sol kroşe çıkarayım mesela. hiç birşey olamamışsın ki sen diyeyim. ayıp olmasın bunları dillendirmek.
o kadar ağır ki böğrüme oturan oturaklı öküz. sesim nefesim kesiliyor. bi sigara yakıyorum. herşey daha iyiye gitmiyor. ömür akıyor. durmasın aksın ama sularım berraklaşmıyor. yaşlanmak ağır geliyor. hemde hiç birşey olamamışken .
şarkı
21 Ekim 2013 Pazartesi
ölüm de var
nası geçiyo zamanın?
verimli mi?
istediğini mi yaşıyosun yoksa sana diretileni mi?
gerçekten böyle bi insan olmak mı isterdin?
maddiyattan bağımsız hayallerinin kaçını geçirdin hayata?
yaşlanıyoruz .. gün be gün ölüyoruz biraz daha.. her geçen gün bir sonraki güne emanet edip hayallerimizi , sözleşmişiz gibi tanrıyla har vurup harman savuruyoruz ömrü..
verimli mi?
istediğini mi yaşıyosun yoksa sana diretileni mi?
gerçekten böyle bi insan olmak mı isterdin?
maddiyattan bağımsız hayallerinin kaçını geçirdin hayata?
yaşlanıyoruz .. gün be gün ölüyoruz biraz daha.. her geçen gün bir sonraki güne emanet edip hayallerimizi , sözleşmişiz gibi tanrıyla har vurup harman savuruyoruz ömrü..
19 Eylül 2013 Perşembe
söyle Leonard bu da mı gol değil
yalpalayarak sallanan ağrı kesici+kas gevşetici ve dahi sakinleştirici bünyesinin serbest salınım hareketine bi anlam katabilir bu şarkı . Leonard Cohen yanılmış olamaz.
16 Eylül 2013 Pazartesi
pazartesi
Yazmayı sevmiyorum, İçmeyi de ama bazen var olduğunu anlamak için ya içmelisin ya da yazmalısın. demiş güzel yürekli biri ..
sonra bi şarkı düşmüş sabah sabah . çalmış durmuş 3 saat ..
bi pazartesi böyle olmamalı.
sonra bi şarkı düşmüş sabah sabah . çalmış durmuş 3 saat ..
bi pazartesi böyle olmamalı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




.jpg)



